Satranç Malzemesi Satın Almak için Ürünler Sayfamızı Ziyaret Edebilirsiniz.

Kahraman Olgaç Aramızdan Ayrıldı.

2

Türkiye Satranç Federasyonunun devlete bağlanmasında büyük katkıları olan ve 1991 yılında kurulan TSF’nin de  ilk başkanı olan Kahraman Olgaç hayata gözlerini yumdu.Kahraman Olgaç, Adnan Kahveci’nin dönemin Maliye ve Gümrük Bakanı olmasına rağmen  verdiği  desteğiyle de Türkiye Satranç Federasyonu’nun devlete bağlanmasını sağlamıştı.Ayrıca Yurt-Kur turnuvalarının başlamasında ve ülkemizde ilk kez 2000 yılında İstanbul’da yapılan Satranç Olimpiyatları’nın alınış ve yapılış sürecinde büyük katkıları olmuştu.Evinde adını “Adana” koyduğu  zengin satranç kütüphanesine sahipti.Satranç sevgisi dışında  şiire ve edebiyata da ilgiliydi.Umarız edebiyata ilgisi satranç tarihi boyunca yaşadıklarını kaleme almasını sağlamıştır.

Satranç camiasının ve yakınlarının  başı sağolsun.

1

Akhisar Çağlak Festivali’nin 18. Satranç Turnuvası Yapıldı.

akhisar çağlakBu Yıl 18. kez yapılan ve neredeyse çeyrek asırı tamamlayacak olan Akhisar Çağlak Festivali Satranç Turnuvası 23-24 Mayıs’ta yapıldı.Mart ayında açılan yeni Gölet alanında son derece nezih,aydınlık ve havadar bir ortamda yapılan organizasyona yaklaşık 260 satrançsever katıldı.akhisar goletYıldızlar Kategorisinde DSM’den Ümit Sadedil Birinci olurken H. Ekin Alpaslan En İyi Bayan Oyuncu ödülü aldı.

s5001677

Turnuvanın en özel kategorisi olan ve 8. kez düzenlenerek kendi rekorunu kıran Anneler Turnuvası’na bu yıl 22 anne katıldı.dsc019951Turnuvada oynayan  çocuklarının heyecanlarını kendi maçlarında yaşadılar.

Kazanmanın mutluluğunu, yenilmenin acısını duyumsayan anneler, “uzaktan durgun görünen ama aslında içinde fırtınalar kopan satranç tahtasında çocuklarımızın yaşadığı heyecanı daha iyi anladık” dediler.

Özellikle Salihli’den katılımın fazla olduğu anneler turnuvasına bu yıl katılanlar, gelecek turnuva için şimdiden hazırlanmaya başlayacaklarını  söylediler.

Yerli Noel Baba Yılbaşında, DSM’ye Baca Yerine Pencereden Girdi

huriye-ekim-1352-2001

Okumaya Devam Edin “Yerli Noel Baba Yılbaşında, DSM’ye Baca Yerine Pencereden Girdi”

Can SAKARYALI İkinci,Ekin Dördüncü

2009 İzmir Yaşgrupları Seçmelerinde 16 Yaş Genel Kategoride Merkezimiz öğrencisi Can Sakaryalı eş puanla ikinci,12 yaş Bayanlarda H. Ekin Alpaslan dördüncü,14 yaş Genel Kategoride ise Ümit Sadedil 8. oldu.

Arda ve Güneş Dördüncü

2009 İzmir Yaş Grupları Seçmelerinde 10 Yaş Genel Kategorisinde merkezimiz öğrencileri Arda Göktoğan ile 10 Yaş Bayanlarda F. Güneş Alpaslan dördüncü oldular.
İlk 5 dereceyi paylaşanlar şöyle:

Bayanlar
1.Buse Vatansever 6
2.Gizem Ayazmalı 5
3.Duru Değimli 4
4.F.Güneş Alpaslan 4
5.Dilara Gün 4

Genel:
1.Kıvanç Karaoğlu 5½
2.Berk Vatansever 5½
3.Turhan Can Danacı 5
4.Arda Göktoğan 5
5.Cem Kaan Gökerkan 5

Turnuvada Oynanan Satranç Figürlerindeki Semboller

sembo2 Satranç takımı figürlerinde, yayın ve süreli yayınlarında dini sembollere ihtiyaç var mıdır?

Turnuvalarda kullanılan satranç figürlerindeki haç sembolü neyi ifade etmektedir?

Bu konuyu açmakta fayda görüyorum:

Bir savaş strateji oyunu olan satranç; Hindistan’dan İran’a bir yüzyıl sonra da Arap ülkelerinde oynanan bir oyun haline gelmiştir.

İslamiyetin ilk yıllarında camiler, sadece ibadet yerleri değil, eğitim ve bilgi alışverişlerinin yapıldığı, bir bölümünde satranç oynandığı halkevleriydi aynı zamanda. İslam orduları, 8. yüzyıl başlarında İspanya yarımadasını istila edince satranç oyununu da batıya taşımış oldular. Doğu bilgeliğinin bulduğu satranç oyunu, batının dini kurumu olan kilise tarafından hemen kabul görmedi.Hatta kilise satranç oyununu aforoz etti, yasakladı.Nedeni de satrancın İslam kültürünün bir parçası olmasıydı.Fakat bu oyunun gizemi Avrupalı aristokratları etkisi altına almakta gecikmedi. (Bu arada İspanyol açılışının mucidi sayılan Ruy Lopez’in de aristokrat bir piskopos olduğunu hatırlatalım.)

Satranç figürlerinden Fil’e piskopos başlığı takılması , Şah’ın kral olup haç takılması, Vezir’in kraliçe olmasıyla satranç oyunu da kilisenin yasaklarından kurtulmuş oldu.

Şimdi küçük bir örnekleme yapalım:
Batı’da ; KİNG (Kral)—–QUEEN (Kraliçe) ——BISHOP (Psikopos)
Doğu’da ; ŞAH ————— VEZİR ———————FİL

Şimdi bizler ülke olarak satranç oyununda batı yerine doğu söylemini kullanıyor isek, haç sembolünü kullanamayız! Çünkü ŞAH, VEZİR ile FİL Doğuya özgüdür. Şah ve Fil haç’lı değildir.
Haç Hıristiyan dininin sembolüdür ama haç aynı zamanda Tanrının geometrik simgelerinden sadece biridir. Diğerleri beşgen, eşkenar dörtgen, gamalı haç vs.dir
İslamın hilal sembolü ise etkileri ay ile olan ilişkilerine bağlıdır. (Hilal, yarımay, dolunay) bir biçimde ayın kutsallığını paylaşır.

Semboller belli bir topluluğa ait kişilerin anlayabildiği bir dildir.

Sıcak bir ortama itildiğimiz ve adına ”MEDENİYETLER ÇATIŞMASI” denilen, din, mezhep ve etnik çatışmaların körüklendiği bu dünya düzeninde bu tür semboller uğruna savaşlar verilirken ! Satranç turnuvalarında ve yayınlarında bizlere dayatılan bu sembolleri neden kabul edelim!..
İnançlara saygımız vardır. Dayatmalara hayır !..

Avrupa, satranç takımı ve yayınlarında kendi normlarını (standartlarını) belirlemiştir.

Ülkemizin de satranç takımı ve yayınlarında kendi normlarını ve yayınlarını belirlemesi ve uygulaması gerekmez mi?
Türkiye Satranç Federasyonu (TSF), kendi normlarını neden belirleyemiyor?
Ülkemizde kendi standartlarımıza uygun satranç takımı üretilmiyor mu?
Ülke standartlarına uygun kaliteli satranç takımı ve panoları üreten benim ve herkesin bildiği tek firma vardır.
Düşün Satranç Merkezi.

Özellikle Milli Eğitimin TSF ile yürüttüğü bu spor dalına ülke normlarına uygun satranç takımları kullanılması dileklerimle sevgi ve saygılar.

Şevki Hacıoğlu

Alıntı: 31/03/2007 tsfforum

Satranç Takımında Staunton Normu Nedir?

Howard Staunton (1810-1874)
İngiliz Satranç Ustası, 1843-1851 yılları arası Avrupa Satranç Şampiyonu Staunton, turnuvalarda değişik şekilleri olan satranç takımı karmaşasına son vermek ve satrancı daha geniş kitlelere sevdirip yayabilmek için; çizip, resimleyip, tasarladığı satranç taşlarıyla tek tip standart bir model yaratma düşüncesindeydi. Bu düşüncesini 1843 yılında Paris’te, Fransa Şampiyonu Saint Amant’la karşılaştığı maçta, kendi tasarladığı satranç takımıyla oynayarak uygular.

Bu takıma olan ilgi ve talep artınca Staunton, 1849 yılında bu takımın patentini alır ve kendi ismini vererek üretime geçer. 1851 de ilk uluslararası Londra Fuar Turnuvası ve1886 da W. Steinitz - H. J. Zukertort’un karşılaştığı ilk resmi Dünya Şampiyonası maçı, staunton takımıyla oynanır.

FIDE 1924 yılında kurulduğunda, staunton takımını standart bir model ve evrensel olarak kabul etmiş, turnuva ve maçlarda staunton takımlarıyla oynanması şartını koymuştur.

Staunton figürlerin özelliği, diğer satranç figürlerinden daha sade ve gösterişsiz olmasıydı. Batının sosyal ve kültürel değerlerine göre tasarlanmış olup, şahın başlığında haç sembolü, filin başlığında piskoposu temsilen bir kesme bulunmaktadır.

Ülkemizde staunton modeli takımlar üretilmektedir. Düşün Satranç Merkezi (DSM); ürettiği staunton modeli takımlarında, toplumun sosyal ve kültürel değerlerini düşünerek,şahın başlığındaki haç sembolünü ve filin başlığındaki kesmeyi kaldırmıştır.

FIDE; her ülkenin kendi kültürel yapısına uygun olarak, satranç taşları ve notasyondaki sembolleri, o ülkenin ilgili kurumuna bırakmış, bu konuda esneklik göstermiştir.

Sorun şudur: TSF başında ”T” olan sosyal bir kurumdur. Ve bir kurum olarak ne yazık ki TSF yönetimi; dinsel sembolleri haç olan staunton modeli takımları, toplumun sosyal ve kültürel değerlerine ters düşerek turnuvalarda kullanılmasını şart koşmuştur.

Her din, kendini evrensel kabul ederek ortaya çıkmıştır.

Bizler ayrılıklarımızla değil, ortak noktalarımızla hareket etmeliyiz. İnsan, toplum, ulus ve hatta evrensel olmanın da gereği budur.

TSF bu yanlışından dönmeli, toplumun sosyo-kültürel değerlerine ters düşmemelidir.
Turnuvalarda ve eğitim kurumlarında, dinsel sembolü olmayan staunton modeli satranç takımları kullanmalıdır.

Bilgilerinize Sunarız.

Bir Şair, Bir Şiir - Marin SORESCU

sorescuRomen şair ve yazar Marin Sorescu, 1936’da Bulzeşti’de doğdu. 1960’ta Iaşi Üniversitesi’ni bitirdi. 1964’te çıkan ilk kitabı Şairler Arasında Yalnız, ilgiyle karşılanarak geniş biçimde tartışıldı. 1965’ten itibaren yayımladığı şiirleriyle çok popüler olan Sorescu, dinleyicileri salonlara sığmadıklarından şiirlerini futbol sahalarında okuyordu. 1983’te Paris Mallarmé Akademisi, 1992’de Romanya Akademisi üyeliğine seçildi. Şiirlerinden sansüre takılmış olanlar, 1989’daki yönetim değişikliğinden sonra yayımlandı. Yeni siyasi dönemde Sorescu kültür bakanı olarak görev aldı. 1996’da Bükreş’te tedavi edilmekte olduğu hastanede öldü.

Eserleriyle dokuz ulusal, dört uluslararası ödül kazandı. Nobel Edebiyat Ödülü’ne aday gösterildi.

Kitaplarından bazıları: Şiirler, Don Kişot’un Gençliği, Öksürük, Denizdeki Pınarlar, Yaşam Suyu - Ölüm Suyu, Sansürün Seçtiği Şiirler, Geçit, Köprü…

SATRANÇ

Bir beyaz gün oynuyorum,
Bir siyah gün oynuyor.
Bir düşle ilerliyorum,
Onu savaşa sokuyor.
Akciğerime hamle yapıyor,
Yaklaşık bir yıl düşünüyorum hastanede.
Parlak bir kombinasyon sergiliyorum,
Bir siyah gün kazanıyorum.
Belâyı sürüyor,
Beni kanserle tehdit ediyor
(Şu anda haç biçiminde oynayan).
Ama bir kitap koyuyorum önüne,
Geri çekilmek zorunda kalıyor.
Birkaç taş daha kazanıyorum.
Ama, bak, yarı ömrüm
Gitti.
- Sana şah çekersem iyimserliğini kaybedersin,
Diyor bana.
- Önemi yok, diye şaka ediyorum,
Duygu roku yapacağım.
Arkamda karım, çocuklar,
Güneş, ay ve diğer seyirciler
Yaptığım her hamlede kaygılanıyorlar.
Bir sigara yakıyorum,
Ve oyuna devam ediyorum.

Çeviren: Baki Yiğit

Anand mı, Kramnik mi? Dünya Şampiyonu Kim Olacak?

world-chess-championship-20081

2008 Dünya Şampiyonluğu şu an ki Dünya Şampiyonu Anand ve eski Dünya Şampiyonu Kramnik arasında 14 Ekim-2 Kasım tarihlerinde Almanya’nın Bonn kentinde oynanacak.

Karşılaşmanın ilk turunda;

”Dünya Şampiyonu Viswanathan Anand, Rusya’dan Vladimir Kramnik’e karşı, Bonn’da oynanan Dünya Satranç Şampiyonası’nın ilk oyununda, siyahla kolay bir beraberlik elde etti.

Kuru bir beraberliğe Beyazla oynayan Kramnik’in tatsız-tuzsuz yaklaşımı neden oldu. Rus’un çok iyi bilinen “Önce emniyet” yaklaşımı gerçekte Anand’a hiç problem çıkartmadı.

Bununla beraber, bu rakibi tartmak olarak da isimlendirilebilir. Geçmişte bir çok dünya şampiyonalarında, böyle yaklaşımlarla rakibin ne hazırladığını ölçmek yaygındı. Büyük olasılıkla 12 oyunluk maçın ilk partisinde Hint asının tercihi olan Slav Savunmasına karşı, Kramnik hazırlanmış silahlarını gösterecektir.

Bu değişme devamyolunda iyi hazırlanmış bir açılış teorisiydi. Beyaz oyuncuya eşitliği garanti ederken siyah bir hata yaparsa bazı şanslar tanıyan bir seçim.”

Alıntı:www.fide.com

Bir Kumbara Öyküsü

Düşün Satranç Merkezi olarak bir grup öğrencimizle 11 Ekim’de iki sokak ötemizdeki İş Sanat İzmir Galerisindeydik.

İş bankasının müze  kapsamındaki etkinliği geçmişten günümüze kumbaranın öyküsünü anlatıyor.

”Çocukluğunuzun sevgili kumbarasıyla, şimdi çocuğunuzu tanıştırın.” söylemiyle her çocuğa bir kumbara hediye ediliyor.8 Ekim’de başlayan etkinlik 14 Aralık’a kadar sürecek.Pazartesi günleri hariç hergün 10.00-18.00 arası kumbaranın öyküsünü öğrenebilir ve hediye kumbaranızı alabilirsiniz.